<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Spor ve Saglik</title>
	<atom:link href="http://sporvesaglik.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://sporvesaglik.com</link>
	<description>Sağlıklı Yaşam İçin Spor</description>
	<pubDate>Sat, 13 Jun 2009 14:44:37 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Tuzun zararları ve faydaları</title>
		<link>http://sporvesaglik.com/2009/06/tuzun-zararlari-ve-faydalari/</link>
		<comments>http://sporvesaglik.com/2009/06/tuzun-zararlari-ve-faydalari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2009 14:41:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[tuz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sporvesaglik.com/?p=153</guid>
		<description><![CDATA[Yiyeceklerimize kattığımız tuzun günde 2 gramdan fazla alındığında sağlığımızı olumsuz etkiliyor.
Uzmanlar vücuttaki su dengesinin sağlanabilmesi için ihtiyaç duyulan sodyum fazlasının vücutta su tutulmasına ve kan basıncının artmasına neden olduğunu belirtiyorlar. Bu da yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıkları gibi rahatsızlıklara yol açabiliyor.
Günde tükettiğimiz sebze, meyve, et ve süt gibi besinlerin çoğu doğal olarak tuz içerir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="tuz" src="http://www.diyetinfo.com/img/articles/10484089_9338_49941438.jpg" alt="" width="100" height="66" /><strong><span style="font-weight: normal;">Yiyeceklerimize kattığımız tuzun günde 2 gramdan fazla alındığında sağlığımızı olumsuz etkiliyor.</span></strong></p>
<p>Uzmanlar vücuttaki su dengesinin sağlanabilmesi için ihtiyaç duyulan sodyum fazlasının vücutta su tutulmasına ve kan basıncının artmasına neden olduğunu belirtiyorlar. Bu da yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıkları gibi rahatsızlıklara<span id="more-153"></span> yol açabiliyor.</p>
<p>Günde tükettiğimiz sebze, meyve, et ve süt gibi besinlerin çoğu doğal olarak tuz içerir. Her gün tükettiğimiz meyve,sebze,süt ve et gibi gıdaların çoğu doğal tuz bulundurmakta.Pişirdiğimiz yiyeceklerimizede kattığımız tuzlarıda saydığımız zaman günlük tuz miktarını aşmamız zor olmuyor.</p>
<p>Aldığımız tuz miktarını azalmtanın yollarından biri, konserve, hazır kek, kurabiye, bisküvi gibi işlenmiş besinlerin tüketimini azaltmaktır. Bu tür gıda maddleri, raf ömürlerinin artırılması için özel işlemlerden geçirilerek tuzlandıklarından vücudumuzun gereğinden fazla tuz almasına neden olmaktadırlar. Tuzdan kolay kolay vazgeçemiyorsanız, tuz alımını birdenbire durdurmak yerine, yemeklere kattığınız tuz miktarını yarıya indirmekle işe başlayabilirsinz.</p>
<p>Sofraya tuzluk götürme alışkanlığınıda bırakmaya çalışın. Uzmanlar bir çok kişinin daha yemeğin tadına bakmadan tuz eklemesini, tuzluk kullanma alışkanlığından kaynaklandığına bağlıyor. Ayrıca tuz kullanımını azalttıkça yiyeceklerin doğal tadını almaya başladığınızıda fark edeceksiniz.</p>
<p>Alınması gerekenden daha fazla tuz kullanımı kalp ve damar hastalıklarının oluşma riskini arttırıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporvesaglik.com/2009/06/tuzun-zararlari-ve-faydalari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Grbibe karşı önlem</title>
		<link>http://sporvesaglik.com/2009/03/grbibe-karsi-onlem/</link>
		<comments>http://sporvesaglik.com/2009/03/grbibe-karsi-onlem/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2009 17:08:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[grib]]></category>

		<category><![CDATA[korunmak]]></category>

		<category><![CDATA[nezle]]></category>

		<category><![CDATA[öksürmek]]></category>

		<category><![CDATA[virüs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sporvesaglik.com/?p=149</guid>
		<description><![CDATA[Nezlenin ve gribin bir çözümü bulunmadığından bu hastalıklara yakalanmamak için kendinizi korumalısınız.
Basit ve doğal yollar ile gribe ve nezleye karşı kendinizi koruyabilirsiniz.Aşağıda belirttiğimiz öneriler ile bu hastalıklardan korunabilirsiniz;
1- Grip,nezle virüsleri dokunma ile geçer.Dokunduğunuz klavye,bardak vs birçok şeyde virüsler bulunabilir bunun için eğer yakınınızda lavoba yoksa ellerinizi ovuşturabilirsiniz veya kolanyalı mendil ile ellerinizi virüslerden temizleyebilirsiniz.
2-Hapşururken veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nezlenin ve gribin bir çözümü bulunmadığından bu hastalıklara yakalanmamak için kendinizi korumalısınız.<br />
Basit ve doğal yollar ile gribe ve nezleye karşı kendinizi koruyabilirsiniz.Aşağıda belirttiğimiz öneriler ile bu hastalıklardan korunabilirsiniz;</p>
<p>1- Grip,nezle virüsleri dokunma ile geçer.Dokunduğunuz klavye,bardak vs birçok şeyde virüsler bulunabilir bunun için eğer yakınınızda lavoba yoksa ellerinizi ovuşturabilirsiniz veya kolanyalı mendil ile ellerinizi virüslerden temizleyebilirsiniz.</p>
<p>2-Hapşururken veya öksürürken elinizle ağzınızı kapatmayın<br />
Çünkü bu yolla elinize geçen virüsler sizin dokunduğunuz <span id="more-149"></span>herşeye geçer ve farklı insanlarada virüs bulaştırabilirsiniz.</p>
<p>- Yüzünüze dokunmayın<br />
Üşütme ve grip virüsleri vücudunuza burun, göz ve ağzınızdan girebilir. Gripseniz ya da grip olan birileriyle görüşüyorsanız yüze dokunmayın.<br />
4- Bol sıvı için<br />
Çok su içmek vücudunuzdaki virüslerin temizlenmesini sağlar. Günde 8 bardak su için önerisine uymuyorsanız yeterince su içmeye özen göstermelisiniz. İdrarınızın rengi açık sarı görünüyorsa yeterince su alıyorsunuz demektir, koyu sarıysa daha çok su içmelisiniz.<br />
5- Saunaya girmek<br />
Araştırmacılar bu konuda aynı fikirde olmasa da, 1989da Almanyada yapılan bir çalışmada haftada 2 kez saunaya giren kişilerin daha az soğuk algınlığına yakalandığı görüldü. Diğer bir teori de, virüslerin ya da mikropların 80 dereceden daha sıcak bir ortamda yaşayamadıkları için sauna ortamında barınamadıkları yönünde.<br />
6- Temiz hava alın<br />
Hava almak önemlidir. Soğuk havalarda merkezi ısıtma sistemiyle ısınan ortamlardan dışarı çıktığınızda vücudunuz grip ve mikroplara karşı daha korunmasız olur. Soğuk havada içerde kalan insanlar, kuru ve aynı havayı sürekli soludukları için virüslere maruz kalırlar.<br />
7- Düzenli egzersiz yapın<br />
Egzersiz kalbin kan pompalama hızını artırır. Hızlı nefes almak akciğerlere oksijenin hızlı transfer edilmesini ve vücut ısısını artırarak terlemeyi sağlar. Bu egzersizler hücrelerde bulunan virüslerin doğal olarak ölmesini sağlar.<br />
8- Meyve ve sebze tüketin<br />
Sebze ve meyveler metabolizmayı güçlendirir. Vitamin ilaçları yerine koyu yeşil, kırmızı ve sarı sebze ve meyveler tüketin.</p>
<p>9- Yoğurt tüketin<br />
Bazı araştırmalara göre günde 1 kase az yağlı yoğurt yemek gribi ya da üşütmeyi yüzde 25 azaltıyor. Araştırmacılar yoğurtta bulunan bakterilerin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve hastalıklardan koruduğunu belirtiyor.<br />
10- Sigara kullanmayın<br />
Aşırı sigara içenlerin üşütme ve grip virüsüne daha kolay yakalandıkları biliniyor. Sigara bağışıklık sistenini zayıflatıyor ve hastalanmayı kolaylaştırıyor.</p>
<p>11- Alkol kullanmayın<br />
Aşırı alkol tüketimi bağışıklık sistemini baskılar ve kişiyi hastalıklara hazır hale getirir. Alkol ayrıca vücudu susuz bırakır. Bu nedenle alkol kullananların sıvı tüketime dikkat etmeleri gerekiyor.</p>
<p>12- Rahatlayın<br />
Eğer kendi kendinize rahatlamayı öğretirseniz bağışıklık sisteminiz dış etkenlere karşı daha güçlü olur. Rahatlama vücudun virüslere karşı hareket mekanizmasını güçlendiriyor ve kan akışını hızlandırıyor. Sizi sakinleştiren ve rahatlatan şeyleri düşünün. Birkaç ay günde 30 dakika bunu deneyin. Aklınızda tutun, rahatlama öğrenilebilir bir yetenektir ama hiçbir şey yapmanız gerekmez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporvesaglik.com/2009/03/grbibe-karsi-onlem/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Yıl Diyeti</title>
		<link>http://sporvesaglik.com/2009/01/yeni-yil-diyeti/</link>
		<comments>http://sporvesaglik.com/2009/01/yeni-yil-diyeti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Jan 2009 14:39:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet ve Beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[diyet]]></category>

		<category><![CDATA[kilo vermek]]></category>

		<category><![CDATA[zayıflamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sporvesaglik.com/?p=147</guid>
		<description><![CDATA[Yılbaşında yemeği ve içkiyi fazla kaçırdıysanız, haftada 1-2 kilo verebileceğiniz 1500 kalorilik bu diyet ile, 2009 a daha ince girebilirsiniz.
Bu diyette günlük menü diyet süresince aynıdır, tavsiye edilen diyet süresi 1-2 haftadır.
Sabah : 1 ince dilim ekmek, 20 gram peynir, 1 domates, 1 salatalık.
Kuşluk : 1 porsiyon meyve
Öğle : 1 yağsız tost, 1 ayran, yağsız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="diyet" src="http://www.diyetinfo.com/img/articles/10484089_9338_49941438.jpg" alt="" width="175" height="108" />Yılbaşında yemeği ve içkiyi fazla kaçırdıysanız, haftada 1-2 kilo verebileceğiniz 1500 kalorilik bu diyet ile, 2009 a daha ince girebilirsiniz.</p>
<p>Bu diyette günlük menü diyet süresince aynıdır, tavsiye edilen diyet süresi 1-2 haftadır.</p>
<p>Sabah : 1 ince dilim ekmek, 20 gram peynir, 1 domates, 1 salatalık.</p>
<p>Kuşluk : 1 porsiyon meyve</p>
<p>Öğle : <span id="more-147"></span>1 yağsız tost, 1 ayran, yağsız salata.</p>
<p>İkindi : 1 porsiyon meyve</p>
<p>Akşam : 4 yemek kaşığı sebze, 2 ızgara köfte 60 gram kadar veya 100 gram tavuk, 1 çay bardağı yoğurt, salata.</p>
<p>Gece : 1 porsiyon meyve.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporvesaglik.com/2009/01/yeni-yil-diyeti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Lazer Epilasyon</title>
		<link>http://sporvesaglik.com/2009/01/lazer-epilasyon/</link>
		<comments>http://sporvesaglik.com/2009/01/lazer-epilasyon/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Jan 2009 14:28:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Estetik ve Estetik Cerrahi]]></category>

		<category><![CDATA[Güzellik ve Bakım]]></category>

		<category><![CDATA[epilasyon]]></category>

		<category><![CDATA[lazer]]></category>

		<category><![CDATA[lazer epilasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sporvesaglik.com/?p=145</guid>
		<description><![CDATA[
Vücutta istenmeyen tüylerin lazer epilasyon yöntemi ile ortadan kaldırılması dünyada yaklaşık 20 yıllık bir geçmişe sahip. Bu kısa süre içinde lazer teknolojisinde büyük gelişmeler oldu, daha etkin, kalıcı, güvenli, komplikasyonsuz sonuçlar sağlayan cihazlar üretildi.
Plastik Cerrah Doç. Dr. Nazım Çerkeş`in kaleminden &#8220;Lazer Epilasyon&#8221;&#8230;
Lazer Işını Nedir? Ciltte Nasıl Bir Etki Yaratır?
Lazer epilasyon bayanların yanı sıra erkeklerin de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Lazer Epilasyon" src="http://www.cosmodergi.com/resimler/40/im/1D794B49D530B2448C26F056b.jpg" alt="" width="200" height="140" /></p>
<p><strong>Vücutta istenmeyen tüylerin lazer epilasyon yöntemi ile ortadan kaldırılması dünyada yaklaşık 20 yıllık bir geçmişe sahip. Bu kısa süre içinde lazer teknolojisinde büyük gelişmeler oldu, daha etkin, kalıcı, güvenli, komplikasyonsuz sonuçlar sağlayan cihazlar üretildi.</strong></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Plastik Cerrah Doç. Dr. Nazım Çerkeş`in kaleminden &#8220;Lazer Epilasyon&#8221;&#8230;</p>
<p><strong>Lazer Işını Nedir? Ciltte Nasıl Bir Etki Yaratır?</strong></p>
<p>Lazer epilasyon bayanların yanı sıra erkeklerin de ilgi gösterdiği bir yöntem. Avrupa ve Amerika?da milyonlarca kişide başarı ile uygulanıyor. Lazer teknolojisi gün geçtikçe<span id="more-145"></span> büyük gelişmeler gösteriyor; LightSheer diode lazer gibi yeni jenerasyon cihazlarla daha etkili, güvenli ve kalıcı sonuçlar sağlanıyor, uygulama sırasında duyulan rahatsızlıklar en aza indiriliyor.</p>
<p>&#8220;Light Amlification by Stimulated Emmition of Radiation&#8221; kısaca lazer ışını, bildiğimiz ışıktan farklı olarak ışığın tek dalga boyunda düz bir demet halinde yayılmasıdır. Lazer ışını doku üzerine düştüğünde dokunun özelliklerine bağlı olarak üç farklı olay gerçekleştiriyor:</p>
<p>1. Yansıma: Yansıyan ışık çarptığı yere enerji bırakmaz.</p>
<p>2. Geçirgenlik: Işık, dokudan geçtiğinden dokuya enerji bırakmaz.</p>
<p>3. Absorbsiyon: Absorbe olan ışık tüm enerjisini çarptığı yere bırakarak ısınmaya neden olur.</p>
<p>İnsan cildi gibi yarı geçirgen dokularda her üç olay birden değişik kombinasyonlar içerisinde görülüyor.</p>
<p><strong>Lazer Işınının Epilasyon Etkisi Nasıl Oluşur?</strong></p>
<p>İstenmeyen tüylerin lazer ile yok edilmesi yönteminde temel prensip, kıl ve kıl kökünde bulunan kılın rengini veren melanin pigmenti ile ışığın etkileşimidir. Melanin üzerine düşen ışığı absorbe eder. Absorbe olan ışık, ısı enerjisine dönüşerek kılı tahrip eder. Kalıcı epilasyon yöntemi için lazer ışınının cildin derinliklerine nüfuz ederek kıl köküne hasar vermesi gerekir. Kök bölgesi, vücudun çeşitli yerlerinde değişmekle birlikte yaklaşık yüzeyin 2-5 milimetre altındadır.</p>
<p>Lazer ile epilasyonda seçici fototermoliz denen yöntem kullanılarak melanin taşıyan kılı yok etmeye yetecek, ancak çevredeki dokuya zarar vermeyecek ölçüde lazer ışını gönderilir. Bu nedenle güvenli ve etkili bir epilasyon için, cilt rengi, kıl rengi, kalınlığı ve yoğunluğu dikkate alınarak cilde gönderilecek enerji değerini ve gönderilme süresini belirlemek büyük önem taşır. Bu nedenle LightSheer gibi bu alanda geliştirilen yeni cihazlarda bilgisayar sistemi bulunmakta kişinin cilt ve kıl özelliklerine göre uzman doktorlar tarafından özel ayarlamalar yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Lazer Epilasyonda Ten Rengi Önemli midir?</strong></p>
<p>Lazer epilasyon yöntemi genelde açık tenli ve koyu renk tüylü kişilerde etkinliği daha yüksek olan bir yöntem. LightSheer diod lazer gibi yeni jenerasyon lazer cihazlarında kişiye özel ayarlar yapabilme imkanı bulunuyor. LightSheer, koyu ve yanık tenlilerde hatta zencilerde bile güven ve başarı ile uygulanabilmekte. Bu konuda, FDA tarafından 6 yıl önce onaylanan en gelişmiş cihaz LightSheer diode lazer.</p>
<p><strong>Neden Birden Fazla Seans Gerekmektedir?</strong></p>
<p>Vücut kılları anajen, katajen ve telojen olarak adlandırılan üç gelişim evresinde bulunur. Her kıl bu evrelerden birbirinden bağımsız farklı zamanlarda geçer. Lazer epilasyon sadece anajen (aktif) dönemdeki kılları etkiler. Bu nedenle tek seansta uygulanan bölgedeki tüm kılları yok etmek mümkün değildir. Tedavi süresi (1-1,5 yıla yayılmış olarak) vücut bölgelerinde ortalama 4-5 seans, yüzde ise 6-7 seans diyebiliriz.</p>
<p><strong>Seanslar Ne Kadar Sürer?</strong></p>
<p>Lazer epilasyon yönteminde çok kısa sürelerde, büyük alanlarda çalışma yapılabilir. Her seans uygulama yapılacak bölgenin genişliğine göre farklı sürede tamamlanır. Örneğin, komple bacaklar, sırt gibi büyük alanlar ortalama 2-2,5 saat; koltuk altı, bikini bölgesi, yüz gibi daha küçük bölgeler 10-15 dakika; bıyık, çene gibi küçük bölgeler 2-3 dakika gibi sürelerde taranmaktadır.</p>
<p><strong>Seans Aralıkları Nasıl Olmalıdır?</strong></p>
<p>Seans sıklığı yüz bölgesinde 1,5-2 ay, vücut bölgelerinde 2-2,5 aydır. Tedavi ilerledikçe seans aralıkları uzar. Örneğin üçüncü seanstan sonraki uygulamalara ortalama 4-5 ay sonra gereksinim duyulur. Uygulamadan sonra, sonraki seansa kadar tüyler çıkmayacağından aralarda herhangi bir müdahale gerekmez.</p>
<p><strong>Lazer Epilasyon Ağrılı Bir Yöntem midir?</strong></p>
<p>LightSheer diod lazer gibi yeni jenerasyon lazer cihazlarında aktif soğutuculu ucu sayesinde uygulama sırasındaki acı ve rahatsızlığı minimuma indirgenmiştir. Işın verildiğinde bazı hastalar, hafif bir batma ya da yanma hissi duyduklarını söylerler. Lokal anesteziye ihtiyaç yoktur.</p>
<p><strong>Lazer Epilasyonun Yan Etkisi Var mıdır?</strong></p>
<p>İşlem, hastanın cilt ve kıl tipine uygun enerji değerleri ile yapıldığında lazer epilasyonun hiçbir yan etkisi yoktur. Uygulama sonrasında kısa süreli olarak, hafif bir kızarıklık ve yanma görülebilir ki bu da tedaviden sonraki 2-3 saat içinde geçer. Çok hassas ciltlerde kızarıklıklar 2-3 gün devam edebilir.</p>
<p><strong>Lazer Epilasyonu Kimler Uygular?</strong></p>
<p>Lazer epilasyon uygulamasının güvenli ve etkin bir şekilde yapılması için kişinin kıl ve cilt tipine göre değişen değerlerle yapılması büyük önem taşır. Cilde gönderilecek lazer ışınının dokuya zarar vermeden kıl kökünde maksimum tahribatı yapması gerekir. Buna göre ışının jul cinsinden enerji değerleri ve gönderilme süresi kişinin cilt rengi, kıl rengi, kalınlığı ve yoğunluğuna göre farklılık gösterir. Bu nedenle lazer uygulamaları uzman hekimler tarafından yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Yaz Aylarında ya da Solaryum Sonrası Lazer Epilasyon Uygulaması Yapılabilir mi?</strong></p>
<p>Lazer epilasyon açık tenli kişilerde daha kısa sürede tamamlanan bir yöntemdir. Cilt renginin açık olması yüksek enerji değerleriyle çalışılmasına olanak sağlayacağından epilasyon işlemi daha kısa sürede tamamlanır. Diğer yandan LightSheer`deki bilgisayar sistemi sayesinde kişinin cilt rengine göre özel ayarlamalar yapılabileceği için bronz tenliler üzerinde uygulama yapılmasında hiçbir  sakınca yoktur. Yalnızca seans sonrasındaki birkaç gün solaryum veya bronzlaşmak amacıyla güneşe çıkılmaması ve yüksek koruma faktörlü uygun güneş koruyucular kullanılması önerilmektedir.</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporvesaglik.com/2009/01/lazer-epilasyon/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Düşük Kalori İle Beslenme</title>
		<link>http://sporvesaglik.com/2008/12/dusuk-kalori-ile-beslenme/</link>
		<comments>http://sporvesaglik.com/2008/12/dusuk-kalori-ile-beslenme/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Dec 2008 23:44:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet ve Beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[kalori]]></category>

		<category><![CDATA[protein]]></category>

		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[zayıflamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sporvesaglik.com/?p=138</guid>
		<description><![CDATA[Yiyeceklerinizi Seçin..Yemek yeme isteğiniz ve atıştırma ile ilgili tuzaklardan kaçınmak için yiyeceklerinizi seçin ve bu yiyecekleri hepsi sizin düşük karbonhidrat almanız ve bu diyet programını başarmanızı sağlayacaktır. Programınız ne olursa olsun kilo vermeyi başaracaksınız.
2. Yemeğinizi Masada Yiyin
Yiyecekleri nerede ve ne zaman yiyeceğiniz belli olmalı. Gazete okurken veya televizyon izlerken yemek yemeyin.
3. Yavaş Yemek Pişirme ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="mutfak" src="http://www.sporvesaglik.com/imgs/kadinmutfak.jpg" alt="" width="200" height="200" />Yiyeceklerinizi Seçin..Yemek yeme isteğiniz ve atıştırma ile ilgili tuzaklardan kaçınmak için yiyeceklerinizi seçin ve bu yiyecekleri hepsi sizin düşük karbonhidrat almanız ve bu diyet programını başarmanızı sağlayacaktır. Programınız ne olursa olsun kilo vermeyi başaracaksınız.</p>
<p>2. Yemeğinizi Masada Yiyin<br />
Yiyecekleri nerede ve ne zaman yiyeceğiniz belli olmalı. Gazete okurken veya televizyon izlerken yemek yemeyin.</p>
<p>3. Yavaş Yemek Pişirme ve Tatma<br />
Isırdığınız lokmaları ne kadar yavaş çiğnerseniz o kadar çabuk kilo verirsiniz. Lokmaları yavaş çiğneme sizin kilo vermenize<span id="more-138"></span> yardım eder. Nedeni bu. Beyin gerçekten bu mesajı alamaz &#8221; Merhaba, o tok!&#8221; yemek yedikten 20 dakika sonra midede bu mesaj olur. Beyninize &#8221; Yeterli&#8221; sinyali vermek için hormon CCK&#8217;in süresi artar. Böylelikle beyin, hormonların gerçekte aç olmama sinyalini almadan önce sık sık daha fazla yemek ister. Vücudunuzun harika iletişim ağının avantajını elde ederek iştahınızı kontrol edebilirsiniz ama bunun için çok daha fazla zamana ihtiyacınız olacak! Ayrıca, yemek yemeniz yavaşlar ve kilo almanıza neden olabilecek yiyecekleri zamanla bilirsiniz.</p>
<p>4. Gün içinde Yiyeceklerinizi Erkenden Yiyin<br />
Adele Davis, &#8221; krallar gibi sabah kahvaltısı, prensesler gibi öğle yemeği ve yoksullar gibi akşam yemeği yiyin&#8221; der. Oldukça haklı. Önemli bir çalışma, insanların sabah kahvaltsından bir gün boyunca başka hiçbir yemek 2,000 kalori aldığında kilo verdiklerini ama akşam yemeklerinde aynı miktarda kalori aldıklarında kilo aldıklarını gösteriyor. Kan şekerinizi ve insüli seviyenizi kontrol etmek için yiyeceklerinizi bir gün içerisine yayın ama akşamları kesinlikle fazla yemek yemeyin.</p>
<p>5. Her Gün Kahvaltı Yapın<br />
Sabah kahvaltsını yapmadığınızda insülin seviyenizde diğer öğününüzü yiyene kadar artar. Kan şekeriniz düşer! Ve muhtemelen fazla yemek yeme isteğiniz artar. Büyük olasılıkla fazla yemek yiyecek ve yanında bir de kahve içeceksiniz. Sabahları aç olmayan kişilerdenseniz büyük olasılıkla doğal olmayan yemek yeme yöntemine kendinizi şartlandıracaksınız. İştahınızın yeniden açılmasıyla başlayan bu durum, protein bir çalkantı olur. Sabahları acıkmayan her insan, bir çay kaşığı fıstıklı yağ veya çilek gibi ekstra olan yiyecekleri yemek ister. Sonun olarakta, güzel bir sabah kahvaltısı yapmalısınız hemen hemen her gün ve protein ve biraz yağ içeren yiyecekleri yediğinizden emin olmalısınız.</p>
<p>6. Her Öğünde Protein Alın<br />
Her öğününüzde mutlaka protein almalısınız. İdeal olarak, her atıştırmada da protein almalısınız. Protein karbonhidratlara göre daha az insülin üzeirnde etkili olurlar, asmile ve parçalamak için daha fazla doyum ve enerjidir kaloridir. Vücuy proteini yağı tanır, sizin ihtiyacınız olduğu kadarını, böylelikle bağırsağınızdan beyin sinyallerime kadar mesaj gönderen iştah-kontrol mekanizmaları, proteinli bazen karbonhidratlarla işe yaramadığını yeterli yiyecek aldığınızı gösterir. Bir yemekte olan karbonhidratlardan roteinin büyük bir oranı, kan şekerini stabilize eder ve insülin tepkisini azaltır. Yeni bir araştırma, proteinde bulunan bir amino asidi olan, lösinin kilo verme boyunca vücut kilo verirken özellikle sizin kas yapmanıza yardımcı olduğunu öne sürüyor.</p>
<p>7. Yiyeceğiniz Yanınıza Alın<br />
Çoğu müşterimin bir sorunu ise dışarı çıktıklarında, dışarı çıkmak üzere olduklarında, ofislerinde kalmak zorunda olduklarında ne yiyeceklerini bilmemeleridir. Bu olasıdır çünkü dünyada hazır ve kolay pek çok yiyecek çeşidi vardır, abur cuburlar ve tavukgöğsü bir otomat değildir. Yaşamınızı kontrol edin. Öğlen yemeklerinizi en azından atıştırma yapabileceğiniz yiyeceklerinizi paketleme yapmayı düşünmeye başlayın. Son on yıldan beri vücut geliştirenler bunu yapıyor. Sen de yapabilirsin.</p>
<p>8. Su İçin<br />
Tabiî ki bu şaka değil. Su, kilo vermeniz kolaylaştırabilir. Ketojenik bir diyet uyguluyorsanız Atkins, diyet aşamalarını, bir aşamasında yer alan Protein Gücünü tanıtıyor verdiğiniz kilolardan ketonları ve atık ürünleri saklandıkları yerden çıkartma oldukça önemlidir. Ketojenik bir diyet yapmasanız bile bu diyet, kabızı önlemek ve böbrek-karaciğer işlevini en iyi şekilde yapmak çok önemlidir karaciğerin vücutta çok önemli bir işlevi olduğunu ve karaciğer çalışmazsa yağ metabolizmasının da çalışmayacağını unutmayın. Bir günde sekiz bardak minimumdur ve çoğu kilolu kişiler için de yeterli değildir.</p>
<p>8. Sabah Kahvaltısı Öğle veya Akşam Yemeği için Som Balığını Düşünebilirsiniz<br />
Bütün bu tavsiyeler, herkes için uygun olamayabilir ama bir kez bu tavisyeleri uygularsanız sonucunun ne olduğunu görürsünüz. Maalesef, çiftlikte işlenmiş som balığı-çoğunlukla restouranlarda yediğiniz- diğer çiftlik hayvanlarının sahip olduğu problemlere sahiptir. Ağıllarda tutulan balıklar, tahıl ve antibiyotik içerirler. Tahıl diyetinin ve egzersizlerin eksik olmasının sonucu olarak, omega-3 yağ içeriği, vahşi hayvanlardaki kadar çok değildir. Ancak, vahşi balıklarla daima ticaret riski vardır. Peki bu durumda ne yapılmalı? Tavsiye ettiğim gibi som balığını yemenin büyük yararları vardır. Alaskan som balığını alabilirseniz harika olur. Ancak, lezzetli tadı olan konserve yapılmış som balığının şaşırtıcı sağlıklı çeşitlerini düşünün. Kırmız sockeye bir çeşit balık en iyisidir.</p>
<p>9. &#8220;Ekmek&#8221; Yerine Beyaz Lahana Kullanın<br />
Büyük sert bir lahana yaprağıyla hamburger gibi mezeli hindi, sade hindi, tavuk veya kırmızı et ile bir &#8220;sandöviç&#8221; yapabilirsiniz. Biraz avokado veya domates ile biftekli, tavuklu sandöviç yapabilirsiniz. Beyaz lahana yerine kırmızı lahana da kullanabilirsiniz.</p>
<p>10. Kahve Değirmeni Alın ve Keton Tohumu İçin Onu Kullanın<br />
Keten tohumu, sadece kolon kanseri gibi hastalıklara karşı koruyucu değil aynı zaman da açıkçası kilo verme ile ilgili önemli lif kaynağıdır. Lif, kan şekerini köreltir ve tokluk hissi verir. En azından on iki düzine klinik çalışması, lifin kilo verme üzerindeki etkisini göstermiştir. Ek olarak, keten tohumları, anti-iltihaba karşı olmanın yanında kalbi koruyan omega- 3 yağ ALA&#8217;nın alfa linolenik asid en iyi kaynaklarından biridir. İltihap kimyasal sitokinler üretilir, diğer yerler arasında, yağ hücrelerinde, çok kilolu olduğunuzda muhtemelen itihapla ilgili sorunlar yaşayacaksınız. Her şeyden önce taze keton tohumları, diyet programınızla olağanüstü bir olacak.</p>
<p>10. Sardalye Balığı<br />
Protein ve omega-3 yağlarının ilk sınıfında yer alan sengin bir yiyecek olan sardalye balıklarını kolay kolay her yerde bulamazsınız. New York&#8217;un ünlü bir beslenme uzmanı Oz Garcia&#8217;nın seminerine katılmak için Florida&#8217;ya giderken sardalye balıklarının ne kadar sağlıklı ve zengin besin içerdiklerini öğrendim. Yemek için her şeyi hemen kapan zamansız ve acımasız bir listeye sahiptik. Oz, kan şekerinin düştüğü veya enerjisinin yok olmaya başladığı her an sardalye balıklarını satan en yakın yerlere gider! Bu yiyeceğin ne kadar besleyici ve enerji içerdiğini birinci elden öğrendim! Özellikle düşük karbonhidrat içeren diyet programınız bu yiyeceği yemenize izin verirse Wasa ekmeği gibi az karbonhidrat ve şekerli krekerleri sardalye balığınızın yanında yiyebilirsiniz. Size anlattıklarımızdan çok daha iyi hissedeceksiniz ve her şeyil salata ile sardalye balığı, size az kardonhidratlı bir yiyecek sunacak. En iyi çeşidi, sardalye yağında paketlenendir her yerde bulabilirsiniz. Soya fasulyesinde ve pamuk tohumda olanları satın alamayın çünkü 6 omega içerisinde oldukça fazladırlar.</p>
<p>12. Günlük Diyet Programınıza Yoğurt veya Kefir İlave Edin<br />
Üretilmiş süt ürünleri, vücudunuzda sağlıklı bakteri depolar ve genellikle süt mamülleri ile ilgili sorun yaşanlar tarafından da sevilir. Yapay olmayan ürünlerle yapay olan meyvelerle aburcubur yiyecekler değil birlikte sade yoğurt yemeniz gerekir. Tabiî ki kefir de yiyebilirsiniz. Karbonhidrat içeriği: paketlerin üzerinde yazılanalar kadar yüksek değildir. Aslında, ½ kase yoğurt için kefir veya yağlı süt, bunlarda da sadece 2 gram etkili karbonhidrat vardır ve sizin almız gereken miktardır. Dr. Jack Goldberg, Diyete Devam yayınında mayalanmış süt içtiğinizde laktik süt asidi ile aşılanacağınızı, hemen hemen bütün süt şekerlerini laktoz &#8220;tükettiğinizi&#8221; ve bununda laktik asidine dönüştüğünü ve ekibinin sütü kesip tek bir tat çıkardığını belirtmiştir. Böylelikle, hükümet şekerden uzak kalınması grektiğini ve şekerin laktik asid bakterileriyle mayalanma işleminine &#8221; dönüştüğünü&#8221; belirtmiştir. Sade yoğurdun ve kefirin 1/2 kasesi içerisindeki karbonhidratın &#8220;gerçek&#8221; miktarı, sadeve 2 gramdır. Her gün yağlı yoğurt veya kefir yemenizi sizlere tavsiye ediyorum ve bu temel yiyeceklerle günlük diyet programınızı keyfi hale getirmenizi istiyorum.</p>
<p>13. Yeşilliklerle Tahılların Yerlerini Değiştirin<br />
Dünyanın dört bir yerinde yaşayan insanların çoğu için tatılların en sağlıklı yiyecek olmadığı ile ilgili bir çok nedneleri var. Dr. Joseph Mercola&#8217;ya göre tahıllar çok az C vitamini içerir, A vitamini içermez ve B vitaminin eksiklik yüzünden oluşan hastalıklarının ikisi, hemen hemen aşırı tahıl tüketmekle doğru orantılıdır. Birkaç istisnayla fiber&#8212; mısır gevreği ve ekmek gibi işlenmiş tahıl ürünlerininde kısmen var olmaktadır, her hangi bir durumda, sebze ve diğer soslardan elde edilebilinir. Fakat tahılları yemeyi sorun etmeyen bazı insanlar vardır, kilo probleminiz varsa, muhtemelen siz, bu insanlardan biri olamazsınız. En azından çoğu zaman sebzelerden karbonhidrat alırlar. Ph.D, diyabet yazarı C. Leigh Broadhurst: Önlem ve Tedavi, kilolu olup olmadığını ve diyabetik kliniklerin tek bir değişimi olduğunu bana söyleseydi en önemli şeyin buğdaydan uzak kalması gerektiğinin vurgulardım. Bunu tekrar düşünün.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporvesaglik.com/2008/12/dusuk-kalori-ile-beslenme/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Meyvelerin faydaları</title>
		<link>http://sporvesaglik.com/2008/12/meyvelerin-faydalari/</link>
		<comments>http://sporvesaglik.com/2008/12/meyvelerin-faydalari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Dec 2008 23:39:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet ve Beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[meyve]]></category>

		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[sebze]]></category>

		<category><![CDATA[vitamin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sporvesaglik.com/?p=136</guid>
		<description><![CDATA[Markete ya da pazara gittiğinizde filenize doldurduğunuz meyve ve sebzelerin sağlığınızı nasıl etkilediğini biliyor musunuz? Kabağın K vitamini, brokolinin şifa deposu olduğundan haberiniz var mı?
Bu soruların yanıtını bilirseniz, evinize vitamin ve şifa dolu bir fileyle dönebilirsiniz. Medical Park Fatih Hastanesi&#8217;nden Diyetisyen Sevil Nas Can; çok sık tükettiğimiz, marketten ve pazardan aldığımız meyve ve sebzelerin besin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="meyve" src="http://www.sporvesaglik.com/imgs/meyve.jpg" alt="" width="197" height="197" />Markete ya da pazara gittiğinizde filenize doldurduğunuz meyve ve sebzelerin sağlığınızı nasıl etkilediğini biliyor musunuz? Kabağın K vitamini, brokolinin şifa deposu olduğundan haberiniz var mı?</p>
<p>Bu soruların yanıtını bilirseniz, evinize vitamin ve şifa dolu bir fileyle dönebilirsiniz. Medical Park Fatih Hastanesi&#8217;nden Diyetisyen Sevil Nas Can; çok sık tükettiğimiz, marketten ve pazardan aldığımız meyve ve sebzelerin besin değerleri hakkında bilgi verdi:</p>
<p>ELMA: C ve E vitamini, folik asit, pektin ve flovonoid içerir. Bağırsak sisteminin korunmasında faydalı ve posadan zengindir. Kolesterol düşürücü etkisi vardır. Kan şekerini kontrol <span id="more-136"></span>altında tutar ve vücut direncini artırır. Kas ve eklem ağrılarının azalmasına yardımcı olur.</p>
<p>KABAK: K ve C vitamini içerir. Kanın pıhtılaşmasını düzenler. Kemik gelişimini sağlar. Böbrek fonksiyonlarında faydalıdır.</p>
<p>ARMUT: Fosfor, kalsiyum ve potasyumdan zengindir. Kalp kaslarının düzenli çalışmasına fayda sağlar. Tansiyon ayarlamasında etkilidir. Posadan zenginliği nedeniyle bağırsakları çalıştırır.</p>
<p>DUT: Kalsiyum, C ve B vitamini ile bol lif içerir. İdrar söktürücü ve bağırsak çalıştırıcıdır.</p>
<p>KİRAZ: Kalsiyum, fosfor ve C vitamini içerir. Diş çürümesini önlemede faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Vücudun su dengesini sağlar.</p>
<p>ERİK: A ve C vitamini ile kalsiyumdan zengindir. Bağırsak çalıştırıcı ve direnç artırıcıdır.</p>
<p>YENİ DÜNYA MALTA ERİĞİ: A vitamini deposudur. Görmeye ve büyümeye faydalıdır.</p>
<p>İNCİR: Bol posa, kasiyum, fosfor ve magnezyum içerir. Sindirime yardımcıdır. Kemik ve diş sağlığına etkilidir.</p>
<p>ÜZÜM: Potasyum ve C vitamini deposudur. Sindirim sistemi üzerinde faydalıdır. Vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir.</p>
<p>HİNDİBA: Potasyum, folik asit, C, A ve E vitamini içerir. Demir içeriğiyle kansızlığa iyi gelir. Yüksek lif içeriğiyle bağırsakları çalıştırır. Toksin atıcı ve idrar sökücüdür. İştah açıcı özelliği vardır.</p>
<p>ANANAS: Potasyum, fosfor, demir, A ve C vitamini içerir. Toksin atıcıdır. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Cilt sağlığında etkindir. Zindeliği artırır.</p>
<p>HAVUÇ: A, B, D ve E vitamini kaynağıdır. Cilt ve kemik sağlığında, hücre yenilenmesinde faydalıdır. Saç dökülmesini azaltır ve saçı canlandırır.</p>
<p>SALATALIK: A, B ve C vitamini ile fosfor ve selenyum deposudur. Güçlü bir antioksidandır. Cildi nemlendirir. İdrar yolları enfeksiyonlarında faydalıdır. Bol miktarda posa içermesinden dolayı barsak çalıştırıcıdır. Sakinleştirici etkisi vardır ve toksin atıcıdır.</p>
<p>ŞALGAM: C vitamini, potasyum ve magnezyum içerir. Yüksek tansiyona iyi gelir. Lif içeriğiyle bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucu etkileri vardır.</p>
<p>SOYA: A vitamini, folik asit, doymamış yağ asitleri, demir ve yüksek oranda lif içerir. Kalp sağlığını korur. Tansiyona iyi gelir. Bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucudur. Kemikleri güçlendirir.</p>
<p>KUŞBURNU: A, C, D ve E vitamini yönünden zengindir. Antioksidandır. İdrar yolları enfeksiyonlarında etkilidir. Bağırsak çalıştırır. Enfeksiyonlara karşı vücudu korur. Güçsüzlük ve halsizliğe iyi gelir.</p>
<p>BROKOLİ: A, C, E, B1 ve B2 vitamini ve bol miktarda posa içerir. Kalp hastalıklarına karşı korucudur. Prostat ve kolon kanseri riskini azaltır. Demir ve folik asitten zengindir. Kansızlığa faydalıdır.</p>
<p>MARUL: A, B ve E vitamini içerir. Sinir sisteminde faydalıdır. Büyüme ve gelişmede, cilt ve saç sağlığında olumlu etkileri vardır.</p>
<p>SOĞAN: A, B ve C vitamini ile fosfor ve kükürtten zengindir. Doğal antibiyotiktir. Bronş açıcı, bağırsak çalıştırıcıdır. Dayanıklılığı arttırır. Kemik ve diş sağlığında faydalıdır.</p>
<p>SARIMSAK: A, B, C ve E vitamini ile sakaroz içerir. Yaşlanmayı geciktirir. Kireçlenmede faydalıdır. Yüksek tansiyonu ayarlar. Doğal antibiyotiktir. Ödem sökücüdür. Damar gelişiminde faydalıdır.</p>
<p>KEREVİZ: A ve E vitamini ile folik asit ve potasyum içerir. İdrar söktürücüdür. Sindirimi kolaylaştırır. Sinir sisteminde yatıştırıcı etkisi vardır.</p>
<p>KARPUZ: A ve C vitamini ile fosfor ve potasyum içerir. Böbrekteki kum ve taşların atılmasında faydalıdır. Toksin atıcıdır. Sıvı ihtiyacının karşılanmasına da katkısı vardır.</p>
<p>KAVUN: A vitamini, potasyum ve folik asitten zengindir. Damar tıkanıklığında, bağırsakların çalışmasında etkilidir. Göz sağlına fayda sağlar.</p>
<p>BRÜKSEL LAHANASI: C ve B vitamini ile kalsiyum ve demirden zengindir. Kalp sağlığına ve kansızlığa iyi gelir. Kas gelişiminde faydalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Yüksek tansiyonu düşürmede fayda sağlar.</p>
<p>LAHANA: Folik asit, A, B ve E vitamini yönünden zengindir. Güçlü antioksidandır. Mide rahatsızlıklarında ve hazımsızlık gidermede faydalıdır. Toksin atıcıdır.</p>
<p>PAZI: A ve C vitamini ile folik asitten zengindir. Beden güçlendiricidir. Demirden zengin olması sebebiyle kansızlığa iyi gelir. Bol posa içerir. Bağırsak rahatsızlıklarında faydalıdır.</p>
<p>KARNABAHAR: Potasyumdan zengindir. C vitamini içerir. Kalp hastalıklarında ve tansiyon düşürmede faydalıdır.</p>
<p>YER ELMASI: İnsülin ve glikoz içerir. Emziren annelerde süt artırıcı etki yapar. Böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Cilde faydalıdır.</p>
<p>PIRASA: Demir, kalsiyum ve potasyum içerir. İdrar sökücüdür. Bronş açıcıdır. Sindirimi kolaylaştırır.</p>
<p>PATATES: C ve B vitamini ile fosfor ve potasyumdan zengindir. Hazımsızlığı giderir. Mide rahatsızlıklarında faydalıdır. Kalp üzerinde olumlu etkileri vardır. Nişasta içeriğinden dolayı kan şekerinin hızla yükselmesine sebep olabilir.</p>
<p>ENGİNAR: Bol posa içerir. Kalsiyum, potasyum, magnezyum, A ve C vitamini içerir. Karaciğer ve safra kesesi sağlığını korur. Sindirimi kolaylaştırır. Böbreklerin çalışmasını düzenler. Toksin atıcıdır.</p>
<p>TAZE FASULYE: Folik asit, potasyum, A ve C vitamininden zengindir. Kötü kolesterolün düşmesinde yardımcıdır. Antioksidan özelliği vardır.</p>
<p>AVOKADO: Potasyum, magnezyum, A ve E vitamini içerir. Lif oranı yüksektir. Kabızlığa iyi gelir. Kalın bağırsak ve hemoroit için faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürücü etkisi vardır.</p>
<p>BAMYA: A, B ve C vitamini içerir. Sindirime yardımcıdır.</p>
<p>BÖRÜLCE: Kalsiyum, posa, potasyum ve A vitamini içerir. Kolesterolün ve tansiyonun düşmesinde faydalıdır. Kabızlığa iyi gelir.</p>
<p>AYVA: A, B ve C vitamini içerir. Mideyi rahatlatır. İshale karşı korucudur. Cilde faydalıdır.</p>
<p>BAKLA: A ve C vitamini içerir. Lif yönünden zengindir. Kabızlığa iyi gelir. Kolesterole ve kansere karşı koruyucudur.</p>
<p>ISPANAK: B ve C vitamini ile magnezyum ve çinkodan zengindir. Cilt sağlığına, sinir sistemine, sindirime, göz sağlığına, büyümeye ve gelişmeye faydalıdır.</p>
<p>MISIR: Protein, A, B ve C vitamini yönünden zengindir. Damar sertliğine ve kolesterole faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Böbreklerin düzenli çalışmasında fayda sağlar.</p>
<p>MUZ: B6 vitamini ve potasyumdan zengindir. Hücre yenilenmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde faydalıdır. Elektrolit dengesini sağlar.</p>
<p>KAYISI: A, B ve C vitamini içerir. Cilt, göz ve bağışıklık sistemine fayda sağlar. Kemik gelişimini arttırır. Kansızlığa iyi gelir. Kas ve sinir sistemini güçlendirir.</p>
<p>VİŞNE: A vitamini ve potasyumdan zengindir. İdrar söktürücüdür. Karaciğer ve mide üzerinde olumlu etkileri vardır.</p>
<p>ŞEFTALİ: C vitamini, potasyum ve posadan zengindir. Hazmı kolaylaştırır. Sinir sistemine faydası vardır. Vücudun savunma sistemini güçlendirir.</p>
<p>AHUDUDU: Folik asit, C, E ve A vitamini içerir. İştah açıcı ve idrar sökücüdür. Diş sağlığına iyi gelir. İshali önler ve ateş düşürücüdür.</p>
<p>DOMATES: Folik asit, magnezyum, potasyum, B ve A vitamini içerir. Hücre yenilenmesinde, bağışıklığın artmasında, kemik ve kas gelişiminde etkilidir.</p>
<p>PATLICAN: B1, B2, C ve A vitamini içerir. Sinir sistemine iyi gelir. Cilt sağlığına ve bağışıklık sistemine faydalıdır.</p>
<p>TRABZON HURMASI: A ve C vitamini ile potasyumdan zengindir. İshal koruyucudur. Göz ve cilt sağlığına olumlu etkileri vardır.</p>
<p>PORTAKAL: C vitamini ve flovanoid denilen antioksidan deposudur. Kansızlığa iyi gelir. Kalp ve atardamarları korur. Kolesterol düşürücüdür. Bağışıklık sistemini güçlendirir.</p>
<p>NAR: C vitamini, demir ve potasyum deposudur. Çok güçlü antioksidandır. Kansere karşı koruyucudur.</p>
<p>MANDALİNA: C ve A vitamini ile potasyum yönünden zengindir. Hastalıklara karşı vücudun direncini arttırır. Yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Damar sertliğine faydası vardır. Güçlü bir antioksidandır.</p>
<p>GREYFURT: Folik asit, potasyum ve C vitamini kaynağıdır. Hücre yenilenmesinde ve büyümesinde etkilidir. Güçlü antioksidandır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Damar sertliğine faydası vardır.</p>
<p>KİVİ: C vitamini deposudur. Yaşlanmayı geciktirir. Güçlü antioksidandır. Alerjiye karşı bağışıklığı arttırır.</p>
<p>ÇİLEK: A, C ve E vitamini ile folik asitten zengindir. Kas ve eklem ağrılarında faydalıdır. Cilde iyi gelir. İdrar sökücüdür.</p>
<p>YEŞİL BİBER: C vitamini yönünden çok zengindir. Güçlü bir antioksidandır.</p>
<p>LİMON: Yüksek oranda C vitamini içerir. İskorbüt hastalığına iyi gelir. Güçlü antioksidandır. İdrar sökücüdür. İdrar yolları iltihabında faydalıdır.</p>
<p>MAYDANOZ: Çok yüksek oranda C vitamini içerir. Ayrıca folik asit, A ve E vitamini yönünden zengindir. Büyüme, kemik ve diş sağlığı gelişiminde etkindir.</p>
<p>MANGO: A ve C vitamini yönünden hayli zengindir. Göz ve cilt sağlığına iyi gelir. Antioksidan özelliği ile kansere karı koruyucudur.</p>
<p>PEPİNO: C vitamini, fosfor ve potasyum kaynağıdır. Eklem romatizmasında, kemik gelişiminde ve hemofili hastalığında etkilidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporvesaglik.com/2008/12/meyvelerin-faydalari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kilo almamızın nedenleri</title>
		<link>http://sporvesaglik.com/2008/12/kilo-almamizin-nedenleri/</link>
		<comments>http://sporvesaglik.com/2008/12/kilo-almamizin-nedenleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Dec 2008 23:34:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet ve Beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[diyet]]></category>

		<category><![CDATA[fazla kilo]]></category>

		<category><![CDATA[kilo]]></category>

		<category><![CDATA[metabolizma]]></category>

		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sporvesaglik.com/?p=134</guid>
		<description><![CDATA[Neredeyse her kadının bir dönem fazla kiloları sorun olmuştur. Dünya&#8217;nın obezite tehdidi altında olduğu düşünülebilir, besine ulaşmanın kolaylaşması ve gelişen teknoloji ile hareket imkânımızın kısıtlanması da göz önünde bulundurulduğunda artık kilo problemlerinin gündeme daha çok oturduğu ve kilo korumanın ve kilo yönetiminin daha önemli hale geldiği yadsınamaz bir gerçek halini aldı. Peki, kalın bir belin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="kilo" src="http://www.sporvesaglik.com/imgs/kilokadin.jpg" alt="" width="194" height="194" />Neredeyse her kadının bir dönem fazla kiloları sorun olmuştur. Dünya&#8217;nın obezite tehdidi altında olduğu düşünülebilir, besine ulaşmanın kolaylaşması ve gelişen teknoloji ile hareket imkânımızın kısıtlanması da göz önünde bulundurulduğunda artık kilo problemlerinin gündeme daha çok oturduğu ve kilo korumanın ve kilo yönetiminin daha önemli hale geldiği yadsınamaz bir gerçek halini aldı. Peki, kalın bir belin, istenmeyen fazla kiloların, 38- 44 beden arası kıyafetlerle dolu <span id="more-134"></span>bir dolabın gerçekten bir çözümü yok mudur? Tabi ki var&#8230;</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü ün de neredeyse her toplantı da bir kez daha gündeme getirdiği sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite kilo kontrolünün ve bu kontrolde yüksek başarı sağlamanın en kalıcı ve gerçekçi yolları. Siz de kadınlara özgü sağlıklı zayıflama, sağlıklı beslenme ve düzenli hareket ile ilgili önerilerimize kulak verebilir ve daha formda bir yaşamın kapılarını aralayabilirsiniz.</p>
<p><strong>Neden durmadan kilo alıyoruz?</strong><br />
Kilo almanın birçok nedeni olabilir. Genetik bozukluklara ve hormonel değişikliklere bağlı bazı hastalıklar kilo almaya neden olabiliyor. Fakat toplumun büyük bir kısmının durmadan kilo alma nedenleri çok daha farklı. Besinler arasında sağlıklı tercihler yapamamak, klasik beslenme hataları, porsiyon kontrolünde başarısızlık ve hareketsiz bir hayat yağ bağlayan bedenlerin en temel nedenlerini oluşturuyor.</p>
<p>Kilo alıp verme olgusunu çok kefeli bir teraziye benzetmemiz mümkün. Terazinin kollarını günlük enerji alımımız, düzenli beslenmemiz, su tüketimimiz, stres seviyesi, uyku düzeni ve günlük enerji harcamamız gibi birçok faaliyet oluşturuyor. Terazinin, kilo alma açısından, pozitif kefesini gün boyunca tükettiğimiz besinler ve içecekler ile aldığımız enerji doldururken, diğer negatif kefesinde ise metabolik hızımız, besinleri sindirirken harcadığımız toplam enerji ve günlük hareketliliğimiz dolayısıyla harcadığımız enerji yer alıyor. Eğer terazinin ağır basan kefesi, enerji harcaması yönünde ise kilo veriyor, enerji alımı ağır geliyor ise kilo alıyoruz. Yani her şey hayatın her alanında olduğu gibi, tamamen bir denge meselesi&#8230;</p>
<p><strong>Fazla yediğimiz her lokma nasıl depolanıyor</strong><br />
Besinlerde bulunan karbonhidrat, yağ ve proteinler vücudumuza enerji sağlarlar. Bir gram karbonhidrat ve protein yaklaşık 4 kalori enerji sağlarken, bir gram yağ 9 kalori enerji verir. Besin kalitesi düşük ve boş enerji kaynağı olan alkol de vücudumuzda enerjiye dönüşür ve her bir gramı 7 kalori enerji verir.</p>
<p>Besinler ile ihtiyacımızdan fazla aldığımız her enerji birimi, alınan fazla enerji karbonhidrattan da, yağdan da, proteinden de hatta alkolden de alınmış olursa olsun yağ olarak depolanmaya mahkûmdur. Ve günlük olarak fazladan almış olduğumuz her 7 kalori vücudumuzda 1 gram yağ olarak depolanır. Kısa bir hesap ile günde 200 kalori fazla aldığımızı düşünürsek, 1 ay içinde yaklaşık 850 gram yağ, üç ay içinde 2,5 kg yağ ve bir sene içinde 10 kg yağ almış oluruz. Genetik yatkınlığımıza göre bu fazla yağ kitlesi karnımızda veya basenlerimizde toplanabilir. Her iki durumda da göz ardı edilmeyecek bir gerçek yatar. Artık daha düşük kaliteli ve daha sağlıksız bir yaşama 1 adım daha yaklaşmış oluruz.</p>
<p>Yalanları ve Gerçekleri ile &#8220;metabolizma&#8221;<br />
Yıllar yılı düşman olarak görülen ve neredeyse herkes tarafından suçlanan metabolizmalar genellikle sadece birer günah keçisi olmaktan öteye gidemiyorlar. Herkes fazla kilolarından metabolizmasını sorumlu tutsa da, aslında toplumun büyük bir çoğunluğunun metabolizması normal çalışıyor.</p>
<p>Metabolizma nedir diye düşünenler için en basit tanım, yaşamımızı sürdürmek için bedenimizin ve beynimin bize yardımcı olmak için kurduğu sistem olacaktır. Metabolizmaya genellikle ne verirseniz o, verdiğinizi kullanır. Gereğinden fazla yönlendirdiğiniz her şeyi depolamak ile yükümlü olduğu kadar, gereğinden eksik yönlendirdiklerinizi tamamlamak adına kendinden yani bedeninizden harcar ve mevcut harcamaları kısarak ekonomik davranır.</p>
<p>Metabolizmayı tehdit etmek yapabileceğiniz en büyük yanlıştır. Ona karşı savurabileceğiniz en büyük tehdit ise onu aç bırakmaktır. Çünkü o üretmek ve depolamak üzerine kurulu bir sistemdir. Siz ona üreteceği bir şeyler vermezseniz, onu tembelliğe alıştırırsınız ve yavaş çalışmaya itersiniz.</p>
<p>Sizin mutlu ve sağlıklı olabilmeniz için sizin ona tattırdığınız deneyimlerin hepsine adapte olur, fakat yeni elde ettiği alışkanlıklarından kolayca vazgeçemez. Bu nedenle açlık diyetlerinden sonra normal beslenme sistemine geçtiğinizde ona verdiğiniz her şeyi depolamaya başlar. Özünde ise kötü bir niyeti yoktur, sadece bir dahaki açlık sürecinde hayatta kalabilmeniz için depo etmektedir gönderdiklerinizi. Yemek yeme konusundaki istikrarsızlığınız metabolizmanızın size duyduğu güveni azaltır.</p>
<p>Hiç metabolizması yüzünden kilo alan birileri yok mu yani her şey bizim suçumuz mu diye düşünüyorsanız haklısınız, kimi kişiler metabolizmalarından ötürü bir takım sağlık problemleri sonucu kilo alabiliyor.</p>
<p>Hipotroidi, hormon problemleri, demir yetersizliği anemisi hormon tedavisi ve bunun gibi hastalıklarda yavaşlayan metabolizma ve vücudunun dengesinin bozulabilmesi sonucu hızlı kilo alınabiliyor. Fakat bu durum kilo yönetiminde başarısız olan çok az kişi için geçerli.</p>
<p>Ayrıca bu hastalıklarda uygun tedavi başladığında sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz ile kilo kontrolünde başarı yakalanabiliyor.</p>
<p>Fazla kiloların kalıcı çözümü süper üçlüden geçiyor!<br />
Fazla kilolarınızdan sonsuza kadar kurtulmak, belinizi inceltmek, karın bölgenizde toplanan yağlardan kurtulmak, yüksek kaliteli bir yaşama merhaba demek istiyorsanız, bu süper üçlü ile isteklerinizi elde edebilirsiniz:</p>
<p><strong>Sağlıklı Beslenme:</strong></p>
<p>Kilo kontrolünde başarının yanı sıra, kalp - damar, şeker ve kanser gibi hastalıklara yakalanma riskinizi azaltmak, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, düşük/yüksek kan şekeri gibi sağlık alarmlarını susturmak, zinde, formda ve keyifli bir yaşama başlamak için yapmanız gereken sağlıklı beslenme ilkelerini öğrenmek ve öğrendiklerinizi yaşamınıza aktarmak.</p>
<p>Uzun ve uzun olduğu kadar sağlıklı bir yaşamın anahtarlarından ilkinin sağlıklı beslenme olduğunun her geçen gün yeni bilimsel çalışmalar ile kanıtlandığı günümüzde artık daha fazla beklemeyin ve sağlıklı beslenmeye başlayın.</p>
<p><strong>Düzenli Fiziksel Aktivite:</strong></p>
<p>Asansörler, üzerinde durmanızın yeterli olduğu yürüyen platformlar, internetten yemek ısmarlama ve arkadaşlarınız ile görüşme imkânı gibi teknoloji ürünleri kolay yaşamanıza yardımcı olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Fakat bedeninizin böyle sürüp gidecek bir yaşam için uygun olmadığını ve harekete ihtiyaç duyduğunu unutmayın. Bırakın hareket etmeyi kimi zaman kımıldamanın bile gereksiz olabildiği bu toplumda atalarımızın &#8220;Nerde hareket, orda bereket&#8221; sözünü akıllarınızdan çıkarmadan, olabildiğince hareketli enerji harcayabileceğiniz bir yaşama alışmanız gerekiyor.</p>
<p><strong>Davranış Değişikliği:</strong></p>
<p>Oluşan bir alışkanlığı değiştirmek oldukça zordur fakat imkânsız değildir. Sofraya oturmadan yemek yeme alışkanlıkları, öğün atlamalarınız, sebze ve salataya yer vermeme, kahvaltı etmemeniz, su yerine asitli, şekerli içecekleri tercih etmeniz gibi sağlığınız açısından olumsuz alışkanlıklarınızı sağlıklı olan davranışlar ile değiştirmelisiniz.</p>
<p>Bu konuda bir uzmandan yardım almak işleri kolaylaştıracak bir yöntemdir. Yapamam dememelisiniz. Eğer gerçekten isterseniz, en yerleşmiş alışkanlıkları bile aşmanın mümkün olduğunu göreceksiniz.</p>
<p>Nil Şahin Gürhan<br />
Beslenme ve Diyet Uzmanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporvesaglik.com/2008/12/kilo-almamizin-nedenleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Seksi bacaklar için egzersiz</title>
		<link>http://sporvesaglik.com/2008/12/seksi-bacaklar-icin-egzersiz/</link>
		<comments>http://sporvesaglik.com/2008/12/seksi-bacaklar-icin-egzersiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Dec 2008 23:30:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Egzersiz Hareketleri]]></category>

		<category><![CDATA[Güzellik ve Bakım]]></category>

		<category><![CDATA[bacak]]></category>

		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>

		<category><![CDATA[Evde Egzersiz]]></category>

		<category><![CDATA[seksi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sporvesaglik.com/?p=132</guid>
		<description><![CDATA[İşte size geçen yıl gardırobunuzun derinliklerine gömdüğünüz mini eteklerinizi tekrar giyebilmenizi sağlayacak 5 harika egzersiz
5 adımda seksi bacaklar
1- Sırtüstü yere uzanın. Bacaklarınızı pilates topuna veya bir iskemleye şekildeki gibi dayayın. Ellerinizi avuçlarınız yere değecek şekilde yere koyun. Bu şekilde kalçalarınızı mümkün olduğunca sıkarak, bacaklarınızı hafifçe öne arkaya hareket ettirin. Egzersizi her iki bacağınız için en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Bacak" src="http://www.sporvesaglik.com/imgs/bacak.jpg" alt="" width="211" height="175" />İşte size geçen yıl gardırobunuzun derinliklerine gömdüğünüz mini eteklerinizi tekrar giyebilmenizi sağlayacak 5 harika egzersiz</p>
<p>5 adımda seksi bacaklar</p>
<p>1- Sırtüstü yere uzanın. Bacaklarınızı pilates topuna veya bir iskemleye şekildeki gibi dayayın. Ellerinizi avuçlarınız yere değecek şekilde yere koyun. Bu şekilde kalçalarınızı mümkün olduğunca sıkarak, bacaklarınızı hafifçe öne arkaya hareket ettirin. Egzersizi her iki bacağınız için en az 30 kez tekrarlayın.</p>
<p>2- Ayaktayken bacağınızın tekini bir sandalyeye şekildeki<span id="more-132"></span> gibi dayayın. Bütün vücudunuzu öne doğru esnetebildiğiniz kadar esnetin. Sonra yeniden başlangıca dönün. Egzersizi her iki bacağınız için 30 kez tekrarlamaya çalışın.</p>
<p>3- İki tane 2şer kiloluk ağırlık veya içi su dolu pet şişe edinin. Büyük pilates topuna veya sandalyeye oturur gibi yapıp, hemen kalkın. Hareketi mümkün olduğunca hızlı tekrarlamaya çalışın. En az 30 kez yapmadan bırakmayın.</p>
<p>4- Bacaklarınız kırık ve üst üste atmış şekilde yere uzanın. Ellerinizi başınızın arkasına koyun. Bu şekilde en az 10 tane mekik çekin. Daha sonra vücudunuzu 90 derece çevirerek, şekildeki gibi gövdenizi bacaklarınıza değdirmeye çalışın. Aynı hareketi diğer bacağınız için de yapın. Egzersizi 10ar defa tekrarlayın.</p>
<p>5- 2şer kiloluk ağırlığınızı iki elinize alıp, vücudunuzu bacaklarınızdan hafifçe kırarak öne doğru eğilin. Bu şekilde ağırlıkları indirip kaldırın. Egzersizi 3 set halinde 10ar defa yapmayı deneyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporvesaglik.com/2008/12/seksi-bacaklar-icin-egzersiz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Karpuz cinselliği arttırıyor mu</title>
		<link>http://sporvesaglik.com/2008/12/karpuz-cinselligi-arttiriyor-mu/</link>
		<comments>http://sporvesaglik.com/2008/12/karpuz-cinselligi-arttiriyor-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Dec 2008 23:24:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[ereksiyon]]></category>

		<category><![CDATA[karpuz]]></category>

		<category><![CDATA[viagra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sporvesaglik.com/?p=129</guid>
		<description><![CDATA[Yazın aklınıza gelen ilk şeyler açık havada mangal ve ardından bol sulu karpuzdur. Uzmanlara göre karpuz doğal bir Viagra olabilir. Uzmanlar amino asit bakımından zengin bu yaz meyvesinin insanı hem rahatlattığını hem de ereksiyona yardımcı olduğunu belirtiyor.
Teksas AM Universitesi Meyve ve Sebze Geliştirme Merkezi den Dr. Bhimu Patil, &#8220;karpuz sitrülinemi içerir ancak bunun çoğunun kabuğunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Karpuz" src="http://www.sporvesaglik.com/imgs/karpuz.jpg" alt="" width="152" height="152" />Yazın aklınıza gelen ilk şeyler açık havada mangal ve ardından bol sulu karpuzdur. Uzmanlara göre karpuz doğal bir Viagra olabilir. Uzmanlar amino asit bakımından zengin bu yaz meyvesinin insanı hem rahatlattığını hem de ereksiyona yardımcı olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Teksas AM Universitesi Meyve ve Sebze Geliştirme Merkezi den Dr. Bhimu Patil, &#8220;karpuz sitrülinemi içerir ancak bunun çoğunun kabuğunda olduğu sanılıyordu. Son araşatırmalarda yenilen kısımlarda <span id="more-129"></span>da yoğun olduğu belirlendi &#8221; dedi.</p>
<p>Ne kadar karpuz yemeli?<br />
Karpuz nasıl doğal bir viagra olarak niletelendiriliyor? Amino asit sitrülinemi amino asit arjinine dönüşür, bu öncü nitrik oksit ve nitrik oksit damarları genişletir. Bu noktada en önemli soru ne kadar karpuz yemeli? Bilim dünyası bu soruyu henüz cevaplayamıyor ne yazık ki.. 150 gr 2 dilim karpuzda 150 mg sitrülinemi bulunuyor. Uzmanlar, karpuz yemesine engel teşkil etmeyecek sorunu olmayanlara karpuz yemeleri önerilirken, eğer arjinin içeren gıdalarla yoğun besleniyorlarsa çok fazla karpuz yememeye dikkat etmelerini öneriyor. Günde 3 bardak karpuz suyu vücudunuzdaki arjinin seviyesini yüzde 11 artırıyor. Düşük kalorili karpuz sitrülineminin yanı sıra potasyum, likopen ve beta-keroten kaynağı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporvesaglik.com/2008/12/karpuz-cinselligi-arttiriyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Korse zayıflatır mı kestane şişmanlatır mı</title>
		<link>http://sporvesaglik.com/2008/12/korse-zayiflatir-mi-kestane-sismanlatir-mi/</link>
		<comments>http://sporvesaglik.com/2008/12/korse-zayiflatir-mi-kestane-sismanlatir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Dec 2008 23:14:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet ve Beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[kestane]]></category>

		<category><![CDATA[korse]]></category>

		<category><![CDATA[obezite]]></category>

		<category><![CDATA[şişmanlamak]]></category>

		<category><![CDATA[zayıflamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sporvesaglik.com/?p=124</guid>
		<description><![CDATA[Kestaneyi çok seviyorum ancak bildiğim kadarıyla kalori bakımından düşük değil. Günde kaç tane yiyebilirim?
Kestane karbonhidrat acısından zengindir. Üç kestane ortalama bir ince dilim ekmeğe eşittir. Günlük diyetinizdeki ekmek yerine tüketebilirsiniz.
Kuşburnu ya da şeftali gibi bazı meyve çayları çok lezzetli oluyor. Bu tip çaylar kalori açısından yüksek midir?
Şeker ilave edilmediği sürece bitki çayları kalori içermez eğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><img class="alignleft" title="Sporvesaglik" src="http://www.sporvesaglik.com/imgs/korse.jpg" alt="" width="163" height="135" />Kestaneyi çok seviyorum ancak bildiğim kadarıyla kalori bakımından düşük değil. Günde kaç tane yiyebilirim?</p>
<p style="text-align: left;">Kestane karbonhidrat acısından zengindir. Üç kestane ortalama bir ince dilim ekmeğe eşittir. Günlük diyetinizdeki ekmek yerine tüketebilirsiniz.</p>
<p>Kuşburnu ya da şeftali gibi bazı meyve çayları çok lezzetli oluyor. Bu tip çaylar kalori açısından<span id="more-124"></span> yüksek midir?</p>
<p>Şeker ilave edilmediği sürece bitki çayları kalori içermez eğer kalorisiz ama lezzetli olmasını istiyorsanız seker yerine tatlandırıcı ekleyebilir, limon sıkabilir, taze nane veya fesleğen ile kendi aromalı çaylarınızı da yaratabilirsiniz.</p>
<p>Egeli olup da Egeli gibi beslenmeyen, kebaba, köfteye, ekmek arası sandviçlerin lezzetine doymayan biriyim. Düşük de olsa şekerim var. Zaman zaman sebze yiyorum; ancak doymuyorum. Sebzeyle nasıl doyabilirim öğrenmek istiyorum.</p>
<p>Uzun aralıklarla beslenmeniz, sağlıklı besinler seçmenizi ve uygun porsiyonlarda besin tüketmenizi önler. Sağlıklı beslenme karın doyurmak değildir. Vücudun ihtiyacı olan besin öğelerini, vücudunuzun ihtiyacı olan miktarlarda, değişik besinlerden sağlayarak sağlıklı beslenebilirsiniz.</p>
<p>Sebzeyi karın doyurmak için değil, sağlıklı beslenmenin bir parçası olduğu için tüketmeniz gerekir. Kilo vermeniz kan şekeri kontrolünüzün sağlanmasına yardımcı olur. Uzman bir diyetisyenden destek almanızı öneririm.</p>
<p>Kış meyve ve sebzelerinden hangileri antioksidan özelliği taşıyor?</p>
<p>Nar, kış aylarının en iyi meyvesidir bununla birlikte kivi, portakal ve mandalina da C vitamini acısından önemlidir. Nar önemli miktarda da potasyum, lif, C ve A vitamini ve niasin içerir. Ayrıca nar, kış aylarında bağışıklık sistemini de güçlendirdiği için gribe karsı koruyucu olarak tüketilmesi gerekir. Küçük boy bir narın yarısı bir porsiyon eder.</p>
<p>Portakal, C vitamininin yanı sıra B vitamini, potasyum, kalsiyum, magnezyum da içerir, içerdiği vitamin ve antioksidanlar sayesinde de, kanın pıhtılaşmasını, mide ve pankreas kanserini engeller. Mandalina, içerdiği zengin ve doğal C vitaminiyle, bedenimizin hastalıklara karşı direnme gücünü arttırır. Yüksek orandaki potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Bir porsiyon meyve karşılığı olarak; iki küçük mandalina tüketilebilir.</p>
<p>İrademi güçlendirmek için ne yapsam?</p>
<p>Beynin yüzde 60ı yağdan oluşur ve hücre yapısının temel öğesi omega-3 ür. Genel beslenme içinde omega 3 ve omega 6 arasında denge olması önemlidir. Çünkü iki yağ asidi yarış halindedir. Endüstrileşme ve besin sanayinin hazır gıdayı tetiklemesi eskiye göre son 30-40 yılda omega 6 alımını arttırdı. Bu yüzden beyni besleyen yiyecekler konusunda daha dikkatli olunması gerek, özellikle de çocukların beyni için ihtiyacınız olan beş kritik öğe var;</p>
<p>Glikozunuzu dengeleyin: Beyniniz için gereken yakıt. Temel yağlar: Beyninizin &#8220;yağını&#8221;yeterli tutmak ıcın. Fosfolipidler: Hafıza molekülleri beyninize güç verir. Amino asitler: Beynin habercileridir ve iletileri sağlar. Akıllı besinler: Zihninizin &#8220;ince ayarını&#8221;yapan vitamin ve mineraller içerir.</p>
<p>Arkadaşlarım çok fazla su içmenin zararlı olduğunu söylüyor. Gerçekten çok su içmek zararlı mı?</p>
<p>Vücutta normal koşullarda idrar, ter, solunum ve dışkıyla günde yaklaşık 2,5 litre sıvı kaybı olur. Bu nedenle vücuttan atılan sıvıyı yerine koyabilmek için günde 2,5 litre yani 8-10 bardak suya veya su içeren gıdalara ihtiyacımız vardır. Bu nedenle su içmek için susama hissini beklemek yerine su tüketimini alışkanlık haline getirip gün boyu sık sık içmek gerekir. Vücutta sıcaklık arttığında, enfeksiyon olduğunda, diüretik idrar söktürücü} ilaçlar kullanıldığında sıvı atımı artacağı için sıvı gereksinimi de arlar. Ayrıca vücudun yağ oranı arttıkça su gereksinimi de artar.</p>
<p>Eğer kişinin yukarıdaki miktarda su alımının atımında bir sıkıntı yoksa günlük su tüketiminin maksimum dozu ortalama üç litreyi geçmemelidir. Özellikle böbrek fonksiyonlarında bozukluk olan kişilerin su alımını ve atımını kontrol etmeleri gerekmekir.</p>
<p>Günde 2 litre su içmek gerçekten faydalı mı?</p>
<p>Sorunum kalçam ve bacaklarımın şişman olması. Yüklü bir ücret ödeyip zayıflatıcı korselerden aldım. Bu korseyi iki ay boyunca her gün sekizer saat giyinmem gerekiyormuş. Giyindim. Aşırı terleme yapıyor ve sürekli nemli bir ortam oluşturuyor. Rahatsız oldum. Bu tür korselerin gerçekten yararı var mı?</p>
<p>Şişmanlık, vücutta yağ birikiminin artmasıdır. Normalin üzerinde bulunan yağ dokusunun azalması için yapılması gereken, tükettiğiniz enerjiyi azaltmak, harcadığınız enerjiyi arttırmaktır. Vücut enerji harcamasını üç yolla gerçekleştirir:</p>
<p>l- Fiziksel aktivite ile,<br />
2- Vücuda alınan besinlerin kullanılması esnasında,<br />
3- Dinlenme ve uyku halinde vücudun çalışması esnasında.</p>
<p>Kullanmış olduğunuz korse, vücut yağ birikimini azaltacak bir şekilde enerji harcamasını sağlamaz. Aşın terleme ile vücuttan atılan sudur. Terlemenin sürekliliği ve vücut hijyenine dikkat edilmemesi mantara yol açabilir. Obezite ciddi bir sağlık sorunu. Kendi kendinize çözüm aramak yerine hekim ve diyetisyene danışmanızı öneririm.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sporvesaglik.com/2008/12/korse-zayiflatir-mi-kestane-sismanlatir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
